Ben ki..alışkanlıklarına bağlı olan insan neler oluyor böyle çabuk alışıyorum bu fikre.40 yıllık evim denir ya o hesaptı burası bana .Ben burada doğdum …20 senelik evimden vazgeçme fikri ne denebilir ki..İlk aşkım,dönüm noktalarım, başarısızlıklarım,oyunlarım ,arkadaşlarım ,anılarım , ablamın kınası herşey buradaydı daha bahsedemediğim aklıma gelince ve o yazıyı gördüğümde hissettiklerim ki (daha o yazıya tamemen bakamadım) boğazımda birşeyler düğümleniyor ..Ellerim yazamaz hale geliyor aktaramıyorum.Hani ben buraya aittim.Ben bu kadar zor vazgeçerken evimden peki ya evim?İnanıyorum ben onunda canı var.Annem küçükken öyle derdi bahçemizi kirletmeyelim diye oda bu daimi sevenlerinin terkedişine üzülmeyecek mi ? Özlemeyecek mi ? kim yaşatıyor bize bu anları neden yaşatıyor? Bir kere bu fikir için ağladım bir daha ağlamayacağım diğerinede alışırım elbet ama ya gelen gideni aratırsa ? Ben evime bağlıydım,severdim her ne kadar korku dolu dakikalarda birlikte olsakda..Gün geldiğinde elimde bıçakla uyuduğumu anımsasamda..Seviyordum işte dahası var mı ?..Yeni birşeyler fikri hevesle bariz kalıyor bende sadece ..Heves güzel evet ama yeni fikri beni öldürecekmiş gibi içime işliyor.Kanıma karışıyor.Vazgeçmem çok zor.Ya tüm geçmişimden uzak kalırsam.Hem bu ev bizden yana neler gördü.Şikayet ederdim hep ama sevdiğimden …Daha öncede binayı satış mevzuları konuşulurdu ama hiç bir zaman 4.katta ki boş daireye ilan asılacak kadar ciddi gelmemişti bana …Ben dünyayla burda tanıştım ..İlk adımımı bu evde attım..ilk anne-baba diyişim bu evdeydi…ilk yemek yapışım…ilk doğum günüm…ilk arkadaşlarımı bu evde kazandım ben…Kelimeler dilime dolanıyor..Gözlerim yaşarıyor…Ama biliyorum ailem hep yanımda olursa herşey olur bununla avunuyorum elime bu kaldı…İlk yitip gidiyor…(sadece oturduğumuz bina satılıyor) ancak söylemesi kolay…
Sıkıntılarla boğuşdukça kendini mutfağa atanlardanım ben maksat yeni birşeyler bulmak olsun ,yapmak olsun,yemek olsun .. Gel gelelim ki en çok beni dejarj eden şey bulaşık yıkamak evet temizlik yapmakda da en çok tercih ettiğim şey bu.Şayet görelim ki her bayram evin en küçüğü olarakdan bulaşığa itilerek mi böyle oldum bilemiyorum.Ama süngerle deli gibi tabak çanak çitilemek paha biçilemez hele ki o bezler yok mu tam bir hijyen manyağı haline getiriyor insanı.Hatta bazen abartıp ocak dahilinde her yeri çitiliyorum.Bugünde yaptığım gibi marleylere deterjanı basıp tüm gücümü kullanıyorum ve sonuç paha biçilemez.Parlayan marleyler sizin eseriniz yaparken düşünememekde cabası..Eee eksisi de tabikide narin ellerin geldiği hal oluyor ama buda gerekli nemlendirici kremlerle halledilince sorun yok mutfakda yely var oluyor!
Ve neler dilemezdim ki hayattan.
Dünyayı yakan güneş bana daha fazla saldırıyor şu sıralar! Yanacak bir yerim kalmadı.Yüzme bilmiyorum ama ateşten bir denizin içinde hala kulaç atmaya zorlanıyorum.’Kim için ? Ne için ? Bilemiyorum…
Tüm geleceğim iyi ihtimaller üzerine kurulu ve geçmişim ise kocaman bir hiçlikten başka birşey değil. Niye varım ?..Diye sorgulamıyorum da değil.
Hiç sevmediğim o daracık elbiselerinde üzerime yapşmış olması cabası.
Hergün yeni bir sorguya tabi tutuluyorum.Gücüm bittikçe sınanıyorum…
Yalnızım…Yalnızım..Yalnız
Umutlarla doğabiliyorum yine…
Uyumaya başladığımda uçup giden umutlar..
Uyuyamıyorumda bununla savaşabiliyorum!
Sadece yeniden sevmek hoşuma giderdi.Seni sevmek hoşuma giderdi ve senin bunu haketmen.Evet yeniden sevmek isterdim yenisini…
Benim gibi iştahlı biri içinde açken yazmaya çalışmak çin işkencesi gibi yahu.İnsan hiç mi, cümle kuramaz.Kuramıyorum kardeş.Ayrı bir agresiflik çöküyor üzerime elimde değil.Yemek önemli bir yer kaplarmış hayatımda bunu bu ayda çok iyi anlıyorum .Yiyemediğim yemeklerin kıymeetinide… Annem küçükken :-’tabağında yemek bırakma sonra onlar ağlar ‘derdi. Doğru söylüyormuş ya hepsinin ceremesi çıkıyor bir zamanda gün geliyor siz onları düşünüp de ağlayacak kıvama gelebiliyorsunuz.Asıl olan yemek yapmasıda yemeside ayrı bir zevktir.Hayatın en güzel tadıdır yahu ben gezmemde yemek yemezsem saymam mesala o gezmeyi.Nasıl yemeden hayatın tadı çıkar ki sanırım ben yaşamak için yemekden ziyade yemek için yaşıyorum

Bir güne daha yarısından başladık zaten hayatımda ki bu dengesizlikden biraz şikayetciyim. Şöyle eğleneceğimiz günleri araya serpiştirsek ne olurdu ya? On gün evde 1gün dışarda dolu dolu yaşamak başka tabi
Sonra ne dışarıya alışıyorsun ne de eve! Gerçi huzuru sevenlerde evi severler.Ama kafanızda binbir sorular dönüyorsa sakın ha evde durmayın derim atın kendinizi dışarılara.İşte birgün dışarıda bir gün evde olunca uyum gösteremeyip saçma sapan bir uyku sistemine uyup yarım güne başlıyorsunuz.Sanki birşey yapmalıymışsınız gibi bir ağırlık düşüyor üzerinize;sanki sorumluluklarınızı yerine getirmemişsiniz gibi herkesle bir sorununuz varmış gibi..
İçinizde o kaçırılan yarım günün üzüntüsünü yaşıyorsunuz aslında ondandır bu sıkıntı !.Ama yarım güne başlamamalı insan en baştan yaşamalı gününü!……
Biraz dikkat çekicide olsa pembe ojeler iyidir iyi. Baktıkça neşeleniyor sanki insan renklerin hayatımızda ki önemi büyüktür mesala; kırmızı iştah açıcı bir renktir kim aksini savunabilir ki ,beyaz; rahatlatır mı rahatlatır insanı.sarı-turuncu;sıcak renklerdir dost canlısı gösterir insanı..Peki ya pembe acaba hangisine dahil oluyordur. Bence cıvıl cıvıllar.Eskiden tercih etmediğim bu renk neden şimdi göz kamaştırıcı geliyor bilemiyorum ama pembe ojelerim hayatıma renk katıyor ..Önemi büyük

Bir garip karamsar!.. Evet çok karamsar bir insan olduğumu biliyorum ama sizcede bunda bir etki yok mu? Hiç etkisiz tepki olur muymuş! Hayat insana her yandan bir kere de vurursa böyle olur. Ama güçlü durmasınıda bilmek lazım ya. Gücümü biliyorum .Güçsüzlüğümü biliyorum. Ama çok can sıkıcı durumlar var. Çok huzursuz oluyorum oysa ki tek isteğim mutluluk ve huzur değil miydi?. ‘Umarsız olmayı bende isterdim . Bu da böyle bir yaradılış işte. Ama birşeyleri mi eksik hissediyorum? Binlerce parçalara bölünüp her bir parçamı evrenin dört bir yanına serpmiş gibiyim ,devam edemeyecek gibiyim . ..Her akşam bu yüzden yorgun hissediyorum kendimi. Oysa her sabah bende umutlarla doluyorum ama karşımda ki yaşamam gereken hayat beni bir türlü içine alamıyor.Kabul edemiyor….
Bir başlangıç daha.. Oysa ki kendimi hiç birşeye hazır hissetmezken ama bu bir paylaşım en güzellerinden hemde. Bu teklifi duyduğumda ne yalan söyleyeyim çok sevindim, çok mutlu oldum…İyi yazamam. Ama bana yazmak çok iyi gelir hemde çok sevdiğim, kardeşim gördüğüm biri bunu isteyince yazmamak elde mi …ee başlangıçlar bunlar idare etsin artık. En çok da hoşuma giden ne biliyor musunuz; sizin her zaman ellerinizden tutabilecek insanlar var hemde hep iyi niyetle asla sizi hareketlerinizle yargılamazlar herşeyinizle sahiplenirler.Böyle şeylere sahip olduğum için çok mutluyum verdiğim emeğin karşılığını çok çok alıyorum, hayatın en mutluluk verici taraflarıda bu olsa gerek. Omzunda ağlayabileceğiniz insanlar var. sizin sorunlarınızla bğuşan siz yandığnızla sizinle yanan insanların olması.ne mutlu bizlere sevenlere sevilenlere.
Selamlar, daha öncede bir süre aktif kaldık ve daha sonra işlerimden dolayı site kapandı ve uzun bir süre açılmadı. bundan sonra umarım her zaman açık olucak, ve sadece ben değil diğer yazar arkadaşlarımda yazıcak.. şu an için sistem beta aşamasındadır. yakında stabil hale geçicektir.